26 Kasım 2015 Perşembe

Yalnızlık Sek İçilir

Yalnızlık Sek İçilir Kitabı

Hani bir çırpıda okunası kitaplar vardır ya kitabı elinize aldığınız an yazılar su gibi akar ve bi bakarsınız kitabın sonuna gelmiş olursunuz. İşte benim için de 'Yalnızlık Sek İçilir' öyleydi.

Eylül ayın da uzun bir yolculuk sırasın da yol arkadaşım olmuştu.'Herkes kendi hikayesinin kahramanı, o hikayenin tek yalnızıdır. Çünkü yalnızlık tek ve sek içilir.' 

'Yalnızlık Sek İçilir' kitabını ilk olarak kitap piyasaya çıktığı zaman Twitter da kitapla ilgili güzel sözlerin paylaşıldığı tweetlerini görmüştüm. O zaman paylaşılan sözleri de okumuştum ve hoşuma gitmişti. Birgün sinema çıkışın da çok sevdiğim kitapçının önünden geçerken dışarda rafta gördüm ve almaya karar verdim.
Dolap rafım da okunması için yerini beklerken, uzun bir yola çıkmadan önce son tatil günlerini değerlendirdiğim dönem çantama atıverdim. Otobüste herkes uyuduğu anda yolu izleyerek sakinliğin içerisin de kaybolup giden yol çizgilerine bakmak, o hiç sormadığınız soruları kendinize sormak için bile yolculuk yapmaya değer diye düşünüyorum.

Tabi ki Ahmet Demir'de bu yolculukta bana iyi bir yol arkadaşı oldu. 

Hava usulca kararmaya başlarken İstanbul'dan ayrılmaya başladığımız dakikalar da kitabın kapağını araladım sayfayı çevirdiğim de karşıma çıkan tek bir kelime

'Babama...'

Bomboş bir sayfa içerisinden yazan o tek kelime bile içime bir hüzün duygusu vermeye yetmişti. Kitap kapağını kapattığım da bir şeylerin içime işleyeceğini ve beni kısa sürede etkisi altına alabileceğini hissetmiştim.
İlk defa bir yazar tek bir sözcükle beni hüzünlendirebileceğini hissettirmişti belki de eksik kalan yanlarımıza tam da usulca dokunduğu içindi. Sayfaları çevirdikçe kelimeler daha çok içinize işliyor. Tek bir sayfa da yazan iki satırlık cümleler birkaç dakikalığına da olsa daha derin düşünmenizi sağlıyor. 

Aşkı, sevgiyi, mutluluğu sevmenin ve hayatın üzerimiz de bıraktığı acıların anlatımını bulacaksınız bu kitapta. Öyle süslü bir dil beklemeyin sade açık ve hiç olamadığı kadar net bir yazı sizleri kucaklayıverecek.

Uzun uzun anlatımlar yerine farklı farklı kısa öyküler okuyacaksınız. O kısa öykülerin arasasını süsleyen tek bir sayfa içerisinde okuyacaklarınızın ne kadar anlamlı olduğunu hissettiren küçük saptamalar benim sayfaları daha da hızlı çevirmeme neden olan kısımdı.
Yolculuk sırasın da yarı uykuyla kitabı yarılamıştım bile. Gece otogara indiğim de kitabımı elimden bırakmadım. Ertesi gün kumsal da hava hefif serin kaldığım yerden okumaya devam ediyorum. Kalbime dokunan bazı sayfalar, gözlük camımın altından gözyaşlarımı silmeme neden oldu. 

Son sayfalara geldiğim an anladım ki Ahmet Demir yaptığı gözlemleri çok doğru ve yerinde yapmış. Mutlaka ama mutlaka hepinizi etkileyecek bir kısa öyküye kitap da denk geliceksinizdir. O iki sayfalık yazı bile hayatınız da yaşadığınız yılları özetleyen nitelikye olacaktır.

Ben iki günde kitabı bitirsem de aradan geçen bir kaç yıl sonra tekrar açıp kitabı okurum ve biliyorum ki her okuyuşum da o kısa öykülerden biriyle daha yolum benzeri şekil de rastlaşacak.  

Birgün bir yolculuğunuzda veya sıkıldığınız da hayallerinin avuçlarınız arasın da olan bir yazar arasanız yönünüzü Ahmet Demir'e çevirin diyorum. Size aşkı, sevgiyi, hayelleri ve biraz da acıyı sek bir şekilde anlatacaktır. 

@Fotoğrafların izinsiz kullanılması yasaktır..

2 yorum:

  1. Kitabın adı bile bitirim. Sonunda gfc sorunumu çözdüm ve takibe alabildim seni güzellik <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın adı kadar içeriği de bitiriyor ;) sorun yaşadığınızı bilmiyodum aramıza girmiş elektronik talihsizlikler ^_^ neyse ki sonunda kavuştuk hoşgeldiniz bloguma :)

      Sil